Eylül 2009 Yıl :5 Sayı :5..
DOĞA CASUSLARI
 

Doğal güzellikler ve gen kaynakları bakımından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer aldığımız bilimsel bir gerçek. Ancak, bu değerlere sahip çıkma, bu ayrıcalığı değerlendirme ve bu kaynakları gelecek nesillere miras bırakma gibi konularda hayli geri olduğumuz da diğer bir gerçek… Bunun temelinde birçok sosyo-kültürel sorun
yatıyor. En önemli nokta, biyolojik zenginliklerimizin ekonomik ve sosyo-kültürel kalkınmadaki gerçek rolünü
yeterince kavrayamamış olmamız. Tüm ekonomik faaliyetler temelde doğal kaynaklara dayandığına göre, uzun vadeli gerçek kalkınmanın, ancak mevcut doğal kaynakların akılcı biçimde korunması yoluyla gerçekleştirilebileceği kesin. Biyolojik zenginliklerin ekonomik değeri, tarım, tıp-eczacılık ve sanayi olmak üzere üç alanda özetleniyor. İşte bu çerçevede yaklaşık 100 yıldan beri Türkiye bitki örtüsü ve hayvan çeşitliliğine ait değerler, özellikle yabancılar tarafından farklı yöntem ve şekillerde yurt dışına taşınmış ve halen taşınıyor. Oysa bu zenginlikler bizim öz varlığımız, değerlendirme hakkı ve koruma görevi de öncelikle bize ait. Ayrıca bu konular ulusal kanun, yönetmelik ve imzalamak suretiyle taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin de güvencesi altında.


devamı için tıklayınız >>
ÇEVRE ve İNSAN - Temmuz 2009
Anadolu'nun Çiçekleri
 
ÇEVRE ve İNSAN - Mayıs 2009
Tuz Gölü